14.7.06

Diyarbakır İzlenimleri

Bundan 4 ay önce Diyarbakır benim için diğer şehirlerden farksızdı. "Doğu", "Karpuz", "sıcak" Diyarbakır hakkında ilk çağrışımlardı.Aslında bu çağrışımlar ötesinde pek de bir fikrim olduğunu sanmıyorum tıpkı buraları gezip görmemiş insanlar gibi. Diyarbakır neresidir, nasıldır diye biraz araştırırsanız eski isminin Amed olduğu, Çin sedddinden sonra en uzun surlara sahip olduğun (3 km) vs. 3 ayda benim gözlemlediğim Diyarbakır var ki birazcık bahsetmek istiyorum. Sanıldığının aksine her yerde kebapçı filan yoktur, olan kebapçılarda İstanbul'da, Eskişehir'de vb. şehirlerdeki sıradan kebapçılardan farkı yoktur. Kebapçı boşluğunu (şayet bu bir boşluksa) ciğerciler doldurur.Edirneden sonra en lezzetli ciğeri Diyarbakır'da yedim (ki buradan Edirneli arkaşadaşım Ahmet'e teşekkürü borç bilirim :). Kadayıfçı sayısı kebapçı sayısını 2 ye katlar.Yanyana kadayıfçı dükkanları görmek bile mümkündür. Her yerde dut ağacı (kara ve beyaz) dikilidir.Şehrin göbeğinde kaldırım yüksekliği yer yer 70cm ye kadar ulaşır. İlk geldiğinizde halkın ne dediğini hiç anlamazsınız :( , zaman geçtikçe yine ne dediğini anlamazsınız ama anlamadığınızıda anlamazsınır (önemsemez olursunuz) . Diyarbakır hakkında insanları en çok şaşırtan şey Sarar, Teknosa , LCW gibi markaların varlığı oluyor. MegaCenter, DiyarGaleria (biraz terkedilmiş havası olsa bile) gibi 2 kocaman alışveriş merkezi bile var Diyarbakırda. Devasa büyüklükteki karpuzlarını tatmak içinse yazın sonunu beklemeniz gerekiyor. Bir başka ilimizde buluşmak üzere ;)

0 comments: